Özel Hikayeler
Babalar ve Kızları...
- Ekleyen Site Yöneticisi
- Eklenme 11/16/2009
- İbret Alınacak Hikayeler
-
Reyting:




0 yaşındaBaba : Ne kadar da güzel. Şimdi bu küçücük şey
benim kızım mı? Gözleri de bana ne kadar çok benziyor.
Kızı : Bu gözlerini benden hiç ayırmayan adam
babam olsa gerek.
5 yaşında
Baba : Prensesim benim, güzel kızım.
Söyle bakalım baban sana ne alsın?
Kızı : En çok babamı seviyorum.
Babam, niye annemle uyuyor?
Hep benimle uyusun, başkasını sevmesin.
10 yaşında
Baba : Gittikçe yaramaz oluyor, kime çekti bu kız?
Kızı : Ben babama aşığım. Büyüyünce
babam gibi erkekle evleneceğim.
Babam bu ay harçlığımı arttırır mı?
En Yeni Hikayeler
Tatlıses, Çirkin Kral'ın izinden gidiyor
- Ekleyen Site Yöneticisi
- Eklenme 02/6/2010
- Ünlülerden Hikayeler , Sinema & Televizyon Hikaye ve Haberleri
- Oylanmadı

Şöhretinin 30. yılını kutlayan Tatlıses, Çirkin Kral'ın izinden gidiyor
İbo hedefi vurdu!
Ayağında Kundura ile ilk çıkışını yaptığında yıl 1974'tü. 2004'te ayağında makosen var artık ve 'elinde tabanca…'
Bu yıl İbrahim Tatlıses'li yıllarımızın otuzuncusu... 1974'te Ayağında Kundura ile hayatımıza girdi Tatlıses ve o günden bugüne, 30 yıl boyunca, önce türküleriyle, sonra yatırımları, kadınları, skandalları, programları, reklamları ve nihayet baskınlarıyla kendisinden söz ettirmeyi becerdi.
İşin boyutlarını görmek için fazla çabaya gerek yok:
Türkiye'de hemen herkes ya Tatlıses'in bir türküsünü söylemiş, ya bir kasedini almış ya lahmacununu yemiş, ya otobüsüne binmiş, ya radyosunu dinlemiş, ya dergisini okumuş, ya benzin istasyonuna girmiş, ya otelinde gecelemiş ya da skandal haberlerinden birine kulak vermiştir.
Bu geniş listeden benim payıma birkaç tanesi düştü.
Yıllar önce ekip olarak bir belgeselini yaptık.
Sonra Ali Kırca'nın davetiyle 'başa baş' bir Siyaset Meydanı'nda sabahladık.
'Tatlıses lahmacun'u tatmak o gece kısmet oldu.
Tabii yollarımızın kesiştiği yerler listesine son olarak Milliyet gazetesini de eklemem gerek. Malûm, Tatlıses bir habere bozulup bizim gazeteyi basmıştı.
Sonra aynı akıbet, 'Asena'yla ayrıldılar' haberini vermek gafletine düşen Show TV'nin de başına geldi. Geçen hafta, geceyarısı kanalı basıp rejiye dalan Tatlıses, kanalın üst düzey yetkililerince zar zor yatıştırılabildi.
İbo, 30. sanat yılına böyle girdi.
18 yaşında İstanbul'a geldi Hülya Avşar…
- Ekleyen Site Yöneticisi
- Eklenme 02/6/2010
- Sinema & Televizyon Hikaye ve Haberleri , Ünlülerden Hikayeler
- Oylanmadı
Hülya Avşar, şöhretinin 20. yılında "Avşar elleri"nin üç kuşağını anlattı
Babam, ben, kızım...
18 yaşında İstanbul'a geldi Hülya Avşar… Karnında, bitmiş bir evlilikten artakalan dört aylık bir bebekle… Dibe vurduğu noktada değişti kaderi ve bir starın doğuşu başladı
Hülya Avşar'ı 20 yıldır popüler kültürün kraliçe tahtında tutan nedir? Yeteneğini, güzelliğini, işbilirliğini bir kenara koyarsak-ki aslında her biri, kenara konamayacak kadar etkili vasıflar- bence ona bu tahtı bahşeden asıl özelliği, 20. yüzyılın finaline damgasını vuran bir rüzgarı, daha doğrusu bir ihtiyacı yakalamış olması…
O özelliğin adı; özgüven…
1960'ların, 70'lerin o korunmaya muhtaç, boynu bükük, güvensiz, ezik kadınlarının yerine "En güzel benim", "Her şeyi yapabilirim", "Hepinizle baş edebilirim" diyen bir kararlılıkla çıkageldi yeni kadın…
Zaman zaman sevimsiz olmayı göze alabilen bir ataklık ve mahremiyete kafa tutan, mahcubiyete meydan okuyan bir yırtıklıkla…
"Haddini bil" diyen eski terbiyeye dikbaşlılıkla kafa tuttu.
Erkeğinin çapkınlığına göz yumarken bile bunu bir boyun eğişten ziyade gerçekçilik ambalajına soktu.
Ama bu huylar onda sakil durmadı.
Seks filmlerinin unutulmaz yıldızı Behçet Nacar konuştu:
- Ekleyen Site Yöneticisi
- Eklenme 02/6/2010
- Ünlülerden Hikayeler , Sinema & Televizyon Hikaye ve Haberleri
- Oylanmadı
Seks filmlerinin unutulmaz yıldızı Behçet Nacar konuştu:
"Yattıklarımızla kardeş gibiydik"
1960'larda doğanlar ergenliklerini onun filmleriyle yaşadılar. Bir dönemin efsane ismi Behçet Nacar, erotik filmlerin kamera arkasını anlattı.
Beyoğlu'nun arka sokaklarında eski bir binanın giriş katı…
Işıksız küçük bir daire…
Duvarlarda, filmlere, dizilere kiralanmak üzere yığılmış asker, polis kostümleri, aksesuvarlar, afiş dolapları, raflarda tozlu film bobinleri…
Salonun köşesinde eski bürokrat makamlarını anımsatan geniş bir masa…
Masanın üzerinde sayfaları sararmış, kenarları kıvrılmış, eski püskü bir kâr-zarar defteri…
Defterin başında, gözlüğünü burnunun üzerine devirmiş, sarı kağıtlara rakamlar karalayan 70'lik bir yorgun adam:
Behçet Nacar…
Ya da bizim onu hatırladığımız adıyla 'Parçala Behçet…!'
Türk tipi erotizm
Başını kaldırdığında, ilk gençliğimizin hafızasına yerleşen simasının iyi bir makyajla ihtiyarlatıldığını düşündürüyor.
Ama sadece sima değil eski perdelerden kalan adamın farklılığı:
O vuran, kıran, ufalayan; dövdü mü yaman döven, sevdi mi parçalayarak seven adamdan eser yok.
Torun tosuna karışmış, hesap defterleri arasına gömülmüş, biraz bezgin, ama müşfik bir dede görüntüsü…
İnsan onun bir dönem 'Türk tipi erotizm'in en popüler kahramanı olduğuna ve bir kuşağın ergenliğine damgasını vurduğuna inanamıyor.
Sibel Kekilli porno filmlerde oynadığı için eleştirenlere meydan okudu
- Ekleyen Site Yöneticisi
- Eklenme 02/6/2010
- Ünlülerden Hikayeler
- Oylanmadı

Sibel Kekilli porno filmlerde oynadığı için eleştirenlere meydan okudu:
"Siz kendi namusunuza bakın!"
Erkekler hem kınıyor, hem filmlerini arıyor piyasada... Düne kadar hiçbir derdine koşmayan akrabaları, ayıplıyor. Onu Almanya'da kimsesiz bırakan yetkililer birden ödül aldı diye sahipleniyor. Ve Sibel Kekilli soruyor: "Sizce hangimizinki porno?
Üzerinde Almanca 'Duvara Karşı' yazan bir tişörtle geldi söyleşiye...
Elinde küçük bir ayıcık taşıyan bir kız çocuğu gibi...
'Ayıcık', büyük ödül 'altın ayı'...
"Küçük kız çocuğu" ise yaşıtlarına göre bir hayli görüp geçirmiş bir star...
Çocuksu yüzü çoğu zaman neşeyle gülümsüyor; sevmediği bir konu açıldığında ise bulutlanıyor.
Hayatı, Duvara Karşı'nın başrol oyuncusu Sibel'inkine öylesine benziyor ki...
Bu öyküde '60'larda yüzbinlerle Almanya'ya göçmüş koca bir kafilenin serüveni gizli....
Davul zurnayla uğurlanışlarından 40 yıl sonra o koca kafileden geriye, tabutlar içinde ülkelerine dönmüş dedeler, saçlarını, dişlerini Alman fabrikalarında dökmüş babalar ve ne Türk, ne Alman olamayıp arada ezilmiş 3. kuşak gençler kaldı.
Duvara Karşı'daki gençler bunlar...
Fatih Akın'ın deyişiyle "Almanya'nın zencileri."
O yüzden rap dinliyor, evden kaçıyor, uyuşturucu alıyor, intihar ediyor, porno film çekip para kazanıyorlar.
Sibel'in hayatında 3 kuşak sürmüş ve yüzbinlerce ailenin darmadağın olmasına yol açmış bir fiyaskonun bütün ipuçları gizli.
Aşk Mektubu
- Ekleyen Site Yöneticisi
- Eklenme 02/6/2010
- Aşk Hikayeleri
- Oylanmadı
Şu an 1 şubat akşamı ve rüyamda yine sen vardın. Saat olmuş gecenin 3’ü, herkes uyumuş, annem, babam, kardeşim, bende uyumuşum ama gönlüm hep ayakta, aşkım hep ayakta, onlar hiç uyumadı ki. Seni tanıdığımdan, sana tapalıdan beri gözüme uyku girmedi aşkımın, sevdamın da. Ne tedaviler aradım, ne ilaçlar kullandım. Çaresi bir mucize bu hastalığın o da sensin.Ağlıyorum şu saat, unutma beni ağlatan sensin. Uyutmayan, hayatı zindan eden sensin. Ne hayat tat veriyor, ne o olmazsa olmaz dediğim bilgisayar, ne hava, ne ekmek, ne su,.. sadece ama sadece sensin o tat. Sensin benim hayatım, sensin.
Benden vazgeçmemi mi istiyorsun? Tamam kabul. Çıksın birisi güneşe yazsın adını (benim yazdığımın yanına) vazgeçerim senden. Ya da sağır bir ressam, toprağa düşen gülün sesini çizsin bir kağıda o zaman vazgeçerim senden. O zaman vazgeçerim anlıyor musun? Vazgeçmem senden...