Ozel Hikaye  




Yaşanmış Hikayeler


    (Sayfa 1 veya 2)   
    « Geri
      
    1
      2  İleri »



    Dolmuş Hikayesi

    Bir acelesi olduğunu, onu görür görmez anlamıştım. Sağanak hâlinde yağan yağmura aldırış bile etmiyor ve bükülmüş beline rağmen sağa sola koşuşuyordu.

    Yanına sokularak:

    - Hayrola teyzeciğim, dedim. Bir derdiniz mi var?

    Sıcak bir tebessümle:

    - Buraların yabancısıyım evlâdım, dedi. Hastahane tarafına gidecek bir araba arıyorum.

    - Biraz beklerseniz aynı dolmuşa binebiliriz, dedim. Oraya geldiğimizde size haber veririm.

    Teşekkür ederek yanıma yaklaştı ve küçük bir çocuk gibi şemsiyemin altına girdi. Nurlu yüzü yağmur damlacıklarıyla ıslanmış ve yanacıkları pembe pembe olmuştu.

    - Torunlarımdan biri menenjit geçirdi, diye devam etti. Ziyaret saati bitmeden dolaşmak istemiştim.

    Saatime baktıktan sonra:

    Okuldan çıktıktan sonra arkadaşlarla bizim eve gittik. Evimiz 3 katlıydı. İlk önce korku filmi seyrettik....
    Sevinç ben böyle şeylere inanmıyorum dedi. Bizde özlemle kanıtlamak için keşke yapmaz olaydık... 3 harflileri çağırmaya karar verdik…Masanın başına dizildik 29 harfi birden kağıda yazıp yuvarlak şekilde dizdik ortaya fincan koyduk ficanı ters çevirdik üçümüze işaret parmağını fincanın arkasına koyduk ve sözleri söyledik…

    Hiçbirşey olmadı sevinç güldü hiçte bişi olmadı (saat 2.00) dedi ben ve Özlem azda olsa hala inanıyorduk…Sevinç fincanı kenara attı veee kağıtları yırttı ben biliyodum dedi… Sonra elektrikler gitti benim telefonum çaldı numara gözükmüyordu (yani normalde kimse aramıyordu) sadece şarkı çalıyordu bende

    Aşk ve Ölüm...

    9.SINIF

    Şuan dersteyiz.yanımda dünya tatlısı bir kız oturuyor.Yüzüne bakmaya kıyamıyorum.onu ne kadar çok sevdiğimi bilmiyor.o benim en yakın arkadaşım. beni sadece arkadaşı olarak görüyor.nedenini bilmiyorum ama kendimden çok utanıyorum...

    10.SINIF

    Evdeydim arayıp erkek arkadaşıyla tartıştığını ve bana ihtiyacı olduğunu söyledi.sonra bize geldi.bana sıkı sıkı sarılıp ağladı.Şuan dizimde uyuyor.saçlarını okşayıp ogül yüzünü doya doya seyrettim.ben onu o kadar çok severken o beni sadecearkadaşı olarak görüyor.nedenini bilmiyorum ama kendimden çok utanıyorum...

    Uzun Hikaye

    Ben şu an 24 yaşındayım. Başıma yaklaşık 6 sene önce gelen ve süregelen bir aşk hikayesini anlatacağım sizlere.

    lise son sınıfa geçmiştim. her liseli gibi bizimde abazanlıklarımız vardı. her gün servisle okula giderken, benim yaklaşık 10 metre ilerimde de bir başka servis bekleyen bi kız vardı. bu benim sürekli dikkatimi çekiyordu. güzel kızdı ve gizliden gizliye hep ona bakıyordum servisler gelip bizleri alana kadar.

    belli bir zaman geçtikten sonra, artık iyiden iyiye platoniğe bağlamıştım ben. sürekli onu düşünüyor ve her sabah erkenden dışarı çıkıp onun aşağı inmesini ve ona bakmayı arzuluyordum. ilk günkü sapıkça bakışlar yerini, duygusallığa bırakmıştı. aradan yaklaşık 4 ay geçmişti ve ben daha kıza bakmaktan başka hiçbir şey yapamamıştım

    kızlara karşı biraz çekingen bir yapıda olduğum söylenebilirdi o zamanlar. her ne kadar tipsiz sayılmasam da, kızların bana açılması, kızların ilk adımı atması gerekiyordu bana. yoksa olmuyordu arkadaş. işte 4 ay boyunca bundan bir adım bekledim. ilk adımı o atacaktı. Köpek gibi istiyordum onu (şehvet duygusu değil yanlış anlamayın) ama iki kelam edemiyordum. her gün aynı şey. dışarı çıkıyoruz, ben gizlice onu seyrediyorum, arada bir o da baksa dahi hiçbir selamlaşma bile olmuyor, servisler geliyor ve o başka okula ben başka okula gidiyoruz işte.

    Artık kafayı sıyırma düzeyine gelmiştim. Yapamıyordum bir türlü. Ne kadar çok seversem seveyim, kıza belli edemiyordum durumu. Ne yapmalıydım, nasıl belli etmeliydim acaba kıza olan duygularımı.

    Gerdek Gecesi Hikayesi

    Zamanında Manisa'nın bir ilçesinde bir kız yaşarmış kızın annesi asıl derler büyü falan yaparmış. Kız annesinin yaptıklarına inanmazmış annesine ne kadar söylesede annesinin onu taktığı bile yokmuş. Kızın annesi her gece birileriyle konuşurmuş kız kapının aralığından yada deliğinden bakarmış ama sadece lamba kapalı olduğu zamanlar da ışık açık olduğu zamanlarda karartı görürmüş.

    İlk karşılaştığımız gün

    İlk karşılaştığımız gün... Acele ile evden çıkmıştım.önüme bakmadan yürüyordum. Sonra birisi hızla bana çarptı.Tabi o anda ağzıma geleni saydım.Sonra giderken arkasına döndü ve bana "oğlan çocuğu gibisin.Sen ne biçim bir kızsın."dedi.Bende ona "dangalak" diye bağırdım.İşe gittim. Aslında böyle yapmamalıydım.Çok ayıp oldu edim kendi kendime. ertesi gün tekrar gördüm onu ama daha sakin davrandım.Ama sonra ne olduysa oldu ve kavga ettik.Sonra anladım ki değil özür dilemek neredeyse kavga edecektik.Sonra telefon numaramı bulmuş ve beni aradı."buluşabilir miyiz?" dedi.

    Evliyim...Ama hala seviyorum

    Herşey 2 yıl önce babamın emekli olmasıyla başladı. Bu şehre taşınmak kabus gibiydi ama hayatıma o girince şehir cennete dönüştü. 1 Haziran 2003 te onun doğumgününde geldik buraya bu lanet şehre.

    Herşey çok güzel başlamıştı. Çok güzel devam etti. Takii ailelerimizin duyması ve benım teyzemin yani onun yengesinin araya girmesiyle kabus dolu günler başladı. Herşeye karşı dimdik ayaktaydık. Ne teyzem ne ailelerimiz bizi yıldıramadı.

    Kimseden saklamadık sevgimizi. Hiç inkar etmedik. Hep haykırdık. Kimseden korkmadan özgürce yaşadık duygularımızı. Aradan 1,5 yıl geçti. Ev sahibimizin oğlunun beni istemesiyle herşey dahada kötüye gitti. Teyzemin müdaheleleriyle canımdan ve aşkımdan bezdim.

    Benim hayatıma karışmaya hiç hakkı yoktu. Ama teyzem hep bunun aksini yaptı. Attığım her adıma karıştı. Gideceğim heryere beni kendisi götürdü. Buna dayanamıyordum. Bir yandan da çevremin baskısı vardı.


    Seni kocaman seviyorum

    9.sınıf
    Şu an dersteyiz yanımda dünya güzeli bir kız oturuyor.
    Yüzüne bakmaya kıyamıyorum, onu ne kadar çok sevdiğimi bilmiyor?
    O benim en yakın arkadaşım. Beni sadece arkadaşı olarak görüyor.
    Nedenini bilmiyorum ama kendimden çok utanıyorum
    10. sınıf
    Evdeydim, beni arayıp erkek arkadaşı ile tartıştığını ve bana ihtiyacı olduğunu söyledi
    Sonra bize geldi ve bana sıkı sıkı sarılıp ağladı.

    Beklenen...

    Üniversiteli delikanlı Kolejli kıza bir voleybol maçında rastladı. Okul salonundaydı maç. Tribünsüz,minik bir salon.. Seyircilerle, oyuncular arasında, sahanın çizgisi vardı sadece..O kadar yakındılar..

    Delikanlı, bu tatlı, bu güzel, bu dünyalar şirini kızı ilk defa görüyordu takımda.. Hoşlandığını, fena halde hoşlandığını hissetti. Az sonra bir şeyi daha hissetti. Uzun zamandan beri maçı değil, o güzel kızı izlediğini.. Kız servis atarken hemen önünden geçti. Göz göze geldiler.. Kız gülümsedi..

    Delikanlı, çok popülerdi o yıllarda.. Kız onu tanımış olmalıydı. Kim bilir, belki kız da ondan hoşlanmıştı.. Belki de delikanlı öyle olmasını istediği için ona öyle gelmişti.. Set değişip, takım karşıya gidince, delikanlı da yerini değiştirdi, o da karşıya gitti.. Üçüncü sette tekrar eski yerine döndü.. Kız da gidiş gelişleri fark etmişti galiba.. Bir defa daha gülümsedi. Manidar..”anladım” der gibi bir gülümseyişti bu…

    Delikanlı o hafta boyu hep bu dünyalar şirini kızı düşündü.. Pazar günü, sabahın köründe kalktı, erkenden oynanacak maçı, ne maçı canım, o dünyalar şirini kızı görmek için..

    Delikanlı artık kızın hiçbir maçını kaçırmıyordu.. Dahası.. Ankara Koleji’nin her dağılış saatinde, okul civarında oluyordu, onu bir kez daha görmek için.. Karşılaştıklarında, hafif çok hafif bir gülümseme, çok minik bir baş eğmesi ile selamlaşır olmuşlardı.. Bir defasında, yaptığına sonra kendisi de günlerce güldü.. O gün gene tesadüfmüş gibi, okul dağılışı kızın karşısına çıkmış, gülümseyerek selamlamış, sonra arka sokaklara dalıp, yıldırım gibi koşarak, bir blok ötede gene karşısına çıkmıştı. Kız bu defa, iyice gülmüştü.. Karşısında, sözüm ona ağır ağır yürüyen, ama nefes nefese delikanlıyı görünce..

    Gerçek Dost

    Ülkenin birinde iki gerçek dost yaşarmış.
    Birinin malı, ötekinin malı gibiymiş.
    Anlaşılan o ülkede dostluk, bambaşkaymış...

    Bir gece ülkede herkes dalmış derin uykulara.
    Orada güneş battı mı, fırsat bu fırsat der,
    uykunun tadını çıkarırmış millet.

    Gece yarısı bizim dostlardan biri, fırlamış yatağından,
    koşmuş doğru dostunun evine.
    Uyandırmış hizmetçileri tatlı uykularından...

    (Sayfa 1 veya 2)   
    « Geri
      
    1
      2  İleri »

    Popüler Editörler

    Popüler Editör Yok.
    Popüler Hikaye Yok.