Ozel Hikaye  




Aşk Hikayeleri


    (Sayfa 1 veya 2)   
    « Geri
      
    1
      2  İleri »



    Ben Ve Gecelerim Hep Seveceğiz Seni

    Daha kaç geceler böyle sessiz, böyle sensiz yaşayacağım? Bilmiyor musun ki ey yar, beni ne çok mahvediyor uzaklığın, ne çok bölüyor kalbimi kalbin...

    Bir gece daha başlıyor... Önümde upuzun yaşayacağım bir gecem, bir karanlığım daha var. Saatlere, saniyelere gireceğin; damarımdaki kanıma kadar işleyeceğin bir gecem daha başlıyor... Bir gecem, bir sevdam daha başlıyor ama yazık ki gözyaşları ma giren olmayacaksın yinede.

    Beni artık acılarımla baş başa bıraktı ağlamalarım. Gözyaşlarım bile beni terketti.Sen geldiğinden, sen olduğundan beri tüm herşey beni terketti. Ben de tükettim onları zaten. Evet artık geceleri uyuyamıyorum. Karanlıklar başlar başlamaz başlıyor kalbimin aglamaları.Önceleri onları dinlemeye, onlara ses vermeye çalışıyordum. Farketmiyormuşum gibi davranıyordum. Sırf o
    karanlık geceyle yüz yüze gelmemek için.

    İnternetten Gelen Aşk

    Yıllardır İnternet ile uğraşmama rağmen ilk kez evimde chat (sohbet) yapmak için kanala girdim. Nickim (rumuz) Bebek19. Tabii bir anda erkeklerden yüzlerce mesajla karşılaştım.

    İnternetten çıkmaya karar veriyorum ama birden biri benim ona cevap vermemi sağlıyordu. Konuşma ilerledikçe biz hala klavyeyle boğuşuyor ve birbirimizi tanımak için elimizden geleni yapıyorduk. Aynı şehirdeydik.

    Daha yeni tanıştığım bu kişi bana ev adresini okulunu ve hatta cep telefonunun numarasını bile vermekte bir an tereddüt etmemişti. Ben de ona web sitemdeki fotoğraflarıma bakması için adresimi verdim. Bunu izleyen günlerde mail ve chat dostluğumuz sürdü. İkimiz de birbirimize farklı şeyler hissediyor ama bunun yanlış anlaşılmasından korktuğumuz için hep arkadaşlık temennilerini yeniliyorduk. Sonunda ben de onun fotoğrafını gördüm.

    Artık ilerleyen güven ve dostluğumuz ardından ben yine bir chat gecesinde, “Daha fazla beklemenin bir anlamı yok artık tanışalım”dememin üzerine buluşma günümüz kararlaştırıldı.

    Genç Kızın Aşk Hikayesi

    Daha 16 yaşındaydı. Herşey tozpembe görünüyordu gözüne. Okulun en gözde kızıydı. Saçları belini aşmış dalgalı esmer bir kızdı. Aslında tüm erkekler saçlarına vurgundu. Sırma saçlım diye severdi herkez. Birgün okula yeni bi öğrenci geldi. Tüm lise gençleri ona hayranken o sadece o çocuğun gözlerine tutulmuştu. Dersin bitmesini sabırsızlıkla bekliyordu. Tenefüslerde onu görebilmek için, ona kendini farkettirebilmek için elinden geleni yapıyordu. Ve birgün istediği gerçekleşti. Çocuk onunla tanışmak istiyordu. Birkaç arkadaş aracılığıyla tanıştılar. Güzel bir muhabbetle başlamıştı herşey. Kız gerçek aşkı bulduğuna inanıyordu. Ama çocuk hiçde öyle görünmüyordu. Sevmiyor gibiydi. Soğuktu.. Kızla 2 sene beraberlikler olmuştu. Kız onun soğukluklarına rağmen onu hala deliler gibi seviyordu. Çocukda seviyordu ama belli etmiyordu. Kız bundan emindi..

    Liseli Bir Kızın Aşk Hikayesi

    Yavaş yavaş tırmanıyordu merdivenleri birazdan dönüp sınıfa girecekti. Anlamsız bir güne başlayacaktı.
    Karşıdan bir süre seyretti liseli kız.
    Sınıf aynı sınıf,sıralar aynı sıralardı.Bir kaç gün canlandı gözünün önünde.
    Her zamanki gibi camdan bakıyordu.
    okul kapısından sevgilisinin girmesini bekliyordu liseli kız.Ders boyunca okul kapısına baktı.
    Ne olmuştu,neden gelmemişti sevgilisi.
    Oysa her zaman ki gibi geleceğim demişti sevgilisi.

    Delice seversiniz birini... Yanındasınızdır ama onun yüreğide aklıda bir başkasındasdır, bilirsiniz... Hatta akıl bile verirsiniz ama bunu yaparken
    bir fırtına kopar içinizde ve bunu ona beli etmesiniz işte o fırtınanın öyküsü:
    adını koymaktan her zaman kaçındığım bir aşktı bizimkisi aslında benim ki demeliydim bu aşkı zaten hep yanlız yaşamamışmıydım sanki.bunca yılla rağmen yaşanılan bir aşktı kimse bilmezdi benim gizli masalımdı on senelik büyük bir aşktı.her mevsimi onda yaşadım sanki ben onun dostuymuşum ona delice aşık olan ben bana başkalarını anlatırken sanki içi darmadağın olan ben değilmişim gibi ben susardım

    Dostların Aşkı

    Fırtınalı bir hayatın ortasında birleştik. Sen, kendine yakın bulduğun insanların sana yaptığı hatalardan şikayet ediyordun, bense uzun yıllar acısını çektiğim bir aşkın yaralarını sarmaya çalışıyordum.
    İyi birer dosttuk, her şeyi paylaşır olmuştuk. Bu yakınlaşmamızın kısa bir sürede olmasına rağmen zamanım öyle tatlı, öyle güzle geçiyordu ki ben içimdeki kıpırdanmalardan habersizdim.
    Sanki rüyadaydım, gözlerimi açtığımda dostluğun yerini aşk almıştı. Kendimi tutamamıştım işte. Duygularıma hakim olamamıştım. Sen benim aşkım, bense senin dostundum artık. Sana aşık olduğumdan habersizdin. İçimdeki volkan öyle taşmıştı ki patlamak için sabırsızlanıyordu.

    Kocam bir mühendisti. Onunla sâkin tabiatını sevdiğim için evlenmiştim. Bu sâkin adamın göğsüne başımı koymak içimi nasıl da ısıtırdı… Gel gör ki iki yıl nişanlılık ve beş yıl evlilikten sonra bu sâkinlik beni yormaya başlamıştı. Eşimin -bir zamanlar çok sevdiğim- bu özelliği artık beni huzursuz ediyordu. İş ilişkiye gelince oldukça içli, hattâ aşırı hassas bir kadınım. Romantik anlara, küçük bir çocuğun şekere düşkünlüğü gibi can atıyorum.

    Oysa kocamın sakinliği, başka bir deyişle vurdum duymazlığı, evliliğimize romantizm katmaması beni aşktan almış, uzaklaştırmıştı. Sonunda kararımı ona da açıkladım: boşanmak istiyordum. Şaşkınlıktan gözleri açılarak 'niye?' diye sordu. 'Gerçekten belli bir sebebi yok' dedim, 'sadece yoruldum.' Bütün gece ağzını bıçak açmadı. Düşünüyordu. Bu hâli ise hayal kırıklığımı daha da artırmaktan başka bir işe yaramıyordu: işte, sıkıntısını dışarı vurmaktan bile aciz bir adamla evliydim. Ondan ne bekleyebilirdim ki! Sonunda sordu: 'seni caydırmak için ne yapabilirim?' Demek ki söyledikleri doğruydu: insanların mizacı asla değiştirilemiyordu.

    Son inanç kırıntılarım da kaybolmuştu. 'İşte mesele tam da bu' dedim. 'Sorunun cevabını kendin bulup kalbimi ikna edebilirsen kararımdan vazgeçebilirim.' 'Diyelim dağın tepesinde bir uçurum kenarında bir çiçek var. O çiçeği benim için koparmak, düşüp vücudunun bütün kemiklerinin kırılmasına, hattâ ölümüne mâl'olacak. Bunu benim için yapar mısın?' Yüzümü dikkatle inceledi ve 'Sana bunun cevabını yarın vereceğim' dedi. Bu cevapla son ümidim de yok olmuştu. Ertesi sabah uyandığımda evde yoktu. Boş bir süt şişesini mutfak masasının üzerine koymuş, altına da bir not bırakmıştı. 'Sevgilim' diye başlıyordu, 'O çiçeği senin için koparmazdım' Kalbim yine kırılmıştı.

    Aşk Mektubu

    Şu an 1 şubat akşamı ve rüyamda yine sen vardın. Saat olmuş gecenin 3’ü, herkes uyumuş, annem, babam, kardeşim, bende uyumuşum ama gönlüm hep ayakta, aşkım hep ayakta, onlar hiç uyumadı ki. Seni tanıdığımdan, sana tapalıdan beri gözüme uyku girmedi aşkımın, sevdamın da. Ne tedaviler aradım, ne ilaçlar kullandım. Çaresi bir mucize bu hastalığın o da sensin.

    Ağlıyorum şu saat, unutma beni ağlatan sensin. Uyutmayan, hayatı zindan eden sensin. Ne hayat tat veriyor, ne o olmazsa olmaz dediğim bilgisayar, ne hava, ne ekmek, ne su,.. sadece ama sadece sensin o tat. Sensin benim hayatım, sensin.
    Benden vazgeçmemi mi istiyorsun? Tamam kabul. Çıksın birisi güneşe yazsın adını (benim yazdığımın yanına) vazgeçerim senden. Ya da sağır bir ressam, toprağa düşen gülün sesini çizsin bir kağıda o zaman vazgeçerim senden. O zaman vazgeçerim anlıyor musun? Vazgeçmem senden...

    Deniz Fenerinin Aşkı

    Bir Denizfeneri.. Okyanusla sonsuza dek komşu.
    Okyanusun mu ona daha çok ihtiyacı var yoksa,
    denizfeneri mi okyanus için vazgeçilmez bir sevgili?

    Gündüzleri, denizfeneri isyanlarda... Çünkü yanıbaşındaki
    biricik sevgilisi gözlerinin önünde güneşle ihtirasla sevişmekte.
    Hep gece olsun ister, sevgilisi ona kalsın, yalnız onda bulsun
    gecedeki renginin güzelliğini... Denizfeneri, küçücüktür okyanusa
    göre ama güneşin aşkından daha büyüktür aşkı okyanusa...

    Geceleri ise denizfeneri, mutluluklar peşindedir, gecenin esrarengiz
    sessizliğinde. Her ışık turunda çıldırır denizfeneri zevkten, adeta
    danseder okyanusun en uzak noktalarına uzanarak. Daha gerçektir
    denizfeneri, gece sadece o ve okyanus vardır sınırlı görüş gizliliğinde.

    Çok özel bir evlenme teklifi

    Günlerce, gecelerce hep onu düşünmüştüm. O ise beni sadece bir iş
    arkadaşı olarak görüyordu. Hatta bir seferinde, kız arkadaşıyla
    kavga etmiş ve bana cep telefonunu uzatarak, onu aramamı ve ikna
    etmemi rica etti. Göz yaşlarımı içime akıtarak, kıza telefon açıp
    barışması için ikna etmeye çalıştım. Sanki tanrı dualarımı
    duymuştu. Kız hiçbir şekilde barışmaya yanaşmıyordu. Ben üstüme
    düseni fazlasıyla yapmıştım. Aradan birkaç hafta geçmişti. Haldun
    olanları unutup, eski neşesine kavuşmuştu. Bir akşam saat 22:00
    sularında cep telefonuma bir mesaj geldi. Mesajın sahibi Haldun'du.
    Mesaj şöyleydi.

    (Sayfa 1 veya 2)   
    « Geri
      
    1
      2  İleri »

    Popüler Editörler

    Popüler Editör Yok.
    Popüler Hikaye Yok.