Ben küçükken düşmüşüz gurbetin yollarına, sene 1971 hayal meyal aklımda,
kardeşim ali yeni doğmuş, minicik bir bebekti kundakta
ve ağlayışları, ağlayışları sanki isyandı zalim gurbet ocağına…
Babam bizden önce gitmiş almanyaya, iki sene sonra bizide aldırdı yanına.
Gözüm arkada kalmasın, etrafımda olsun çocuklarım dermiş anama.
Mercedes’te işciydi babam, yüregi bileği kuvvetli delikanlı bir adam,
benim gibi oda severdi hayal kurmayı, kendinden büyüktü belkide umutları.
Söz vermişti hepimize, kitabın üzerine yemin etmişti, alacaktı kırmızı mercedesi.
“Kız gibi araba” derdi babam, önce gıcır gıcır yıkycaksın, sonra bide pasta cila çekeceksin
atacaksın çocukları arkaya, koyacaksın ferdinin son kasetini…
eh tabi birazda açıcaksın teyibin sesini, sonra ver elini türkiye!