Site Yöneticisi
Articles by this Author
Mutlu Olmak İçin Neyiniz Var?
- Ekleyen Site Yöneticisi
- Eklenme 09/2/2010
- İbret Alınacak Hikayeler
- Oylanmadı
"Hikayeleri güzel yapan onların gerçeklikleri değil
insanlara vermek istedikleri mesajlardır...
Onlarda "aşk" vardır,"estetik" vardır,"hüzün" vardır,"hasret"
vardır,"ayrılıklar ve kavuşmalar" vardır...
Ve tabii onları asıl güzel kılan ve gönül antenlerimizi
kendisine çeviren "mutluluğun anahtarı" vardır... "
insanlara vermek istedikleri mesajlardır...
Onlarda "aşk" vardır,"estetik" vardır,"hüzün" vardır,"hasret"
vardır,"ayrılıklar ve kavuşmalar" vardır...
Ve tabii onları asıl güzel kılan ve gönül antenlerimizi
kendisine çeviren "mutluluğun anahtarı" vardır... "
Öldür Beni Anne
- Ekleyen Site Yöneticisi
- Eklenme 09/2/2010
- İbret Alınacak Hikayeler
- Oylanmadı
Bu anlatıcaklarımı,aşık olduklarını sanıp,daha gerçek aşkın ne olduğunu
bile bilmeyenlerin daha dikkatli okumasını istiyorum,ondan sonra
yaşadıkları gerçek aşkmıymış, basit bi hoşlanmamıymış karar versinler.
Kalbimin hiç tanımadığı duyguları daha yeni yeni hissetmeye başladığı dönemlerdi,çevremde bir sürü erkek ve kız arkadaşlarım vardı,ama bi gariplik vardı,mutlu değildim sanki aradığım başka birşeydi,her akşam eve gelir odama çekilir ağlardım,noluyordu bana anlayamıyordum,birgün yine arkadaşlarla beraberdim,beraberdim derken nasıl bi beraberlik,onlar bi araya toplanır gülüp eğlenirlerken bense bi kenara çekilip içimdeki fırtınaları dinliyordum her zamanki gibi,artık arkadaşlarımda alışmıştı bu durumuma,yanıma gelip oturduğunu hiç farketmemişim,taki sanki çok derinlerden gelen bir selam sesini duyana kadar,selam dedim bende,neden yalnız oturuyosun dedi,bilmiyorum dedim,kimse seni anlamıyor,hatta kendin bile kendini anlamıyorsun değilmi dedi,evet dedim,bende bu yüzden yanına geldim zaten dedi,bende aynı durumdayım,seni arkadaşlarından ayrı derin düşüncelere dalmış görünce işte benim gibi biri daha dedim, ve ilk defa onun yüzüne baktım,o anda kalbim durdu sanki,donup kalmıştım,ne zaman ayrıldık eve nasıl geldim bilmiyorum,o gün sürekli onu düşündüm,sanki aradığım şey buydu hissedebiliyordum bunu,
Kalbimin hiç tanımadığı duyguları daha yeni yeni hissetmeye başladığı dönemlerdi,çevremde bir sürü erkek ve kız arkadaşlarım vardı,ama bi gariplik vardı,mutlu değildim sanki aradığım başka birşeydi,her akşam eve gelir odama çekilir ağlardım,noluyordu bana anlayamıyordum,birgün yine arkadaşlarla beraberdim,beraberdim derken nasıl bi beraberlik,onlar bi araya toplanır gülüp eğlenirlerken bense bi kenara çekilip içimdeki fırtınaları dinliyordum her zamanki gibi,artık arkadaşlarımda alışmıştı bu durumuma,yanıma gelip oturduğunu hiç farketmemişim,taki sanki çok derinlerden gelen bir selam sesini duyana kadar,selam dedim bende,neden yalnız oturuyosun dedi,bilmiyorum dedim,kimse seni anlamıyor,hatta kendin bile kendini anlamıyorsun değilmi dedi,evet dedim,bende bu yüzden yanına geldim zaten dedi,bende aynı durumdayım,seni arkadaşlarından ayrı derin düşüncelere dalmış görünce işte benim gibi biri daha dedim, ve ilk defa onun yüzüne baktım,o anda kalbim durdu sanki,donup kalmıştım,ne zaman ayrıldık eve nasıl geldim bilmiyorum,o gün sürekli onu düşündüm,sanki aradığım şey buydu hissedebiliyordum bunu,
İnternetten Gelen Aşk
- Ekleyen Site Yöneticisi
- Eklenme 09/2/2010
- Aşk Hikayeleri
- Oylanmadı
Yıllardır İnternet ile uğraşmama rağmen ilk kez evimde chat (sohbet)
yapmak için kanala girdim. Nickim (rumuz) Bebek19. Tabii bir anda
erkeklerden yüzlerce mesajla karşılaştım.
İnternetten çıkmaya karar veriyorum ama birden biri benim ona cevap vermemi sağlıyordu. Konuşma ilerledikçe biz hala klavyeyle boğuşuyor ve birbirimizi tanımak için elimizden geleni yapıyorduk. Aynı şehirdeydik.
Daha yeni tanıştığım bu kişi bana ev adresini okulunu ve hatta cep telefonunun numarasını bile vermekte bir an tereddüt etmemişti. Ben de ona web sitemdeki fotoğraflarıma bakması için adresimi verdim. Bunu izleyen günlerde mail ve chat dostluğumuz sürdü. İkimiz de birbirimize farklı şeyler hissediyor ama bunun yanlış anlaşılmasından korktuğumuz için hep arkadaşlık temennilerini yeniliyorduk. Sonunda ben de onun fotoğrafını gördüm.
Artık ilerleyen güven ve dostluğumuz ardından ben yine bir chat gecesinde, “Daha fazla beklemenin bir anlamı yok artık tanışalım”dememin üzerine buluşma günümüz kararlaştırıldı.
İnternetten çıkmaya karar veriyorum ama birden biri benim ona cevap vermemi sağlıyordu. Konuşma ilerledikçe biz hala klavyeyle boğuşuyor ve birbirimizi tanımak için elimizden geleni yapıyorduk. Aynı şehirdeydik.
Daha yeni tanıştığım bu kişi bana ev adresini okulunu ve hatta cep telefonunun numarasını bile vermekte bir an tereddüt etmemişti. Ben de ona web sitemdeki fotoğraflarıma bakması için adresimi verdim. Bunu izleyen günlerde mail ve chat dostluğumuz sürdü. İkimiz de birbirimize farklı şeyler hissediyor ama bunun yanlış anlaşılmasından korktuğumuz için hep arkadaşlık temennilerini yeniliyorduk. Sonunda ben de onun fotoğrafını gördüm.
Artık ilerleyen güven ve dostluğumuz ardından ben yine bir chat gecesinde, “Daha fazla beklemenin bir anlamı yok artık tanışalım”dememin üzerine buluşma günümüz kararlaştırıldı.
Genç Kızın Aşk Hikayesi
- Ekleyen Site Yöneticisi
- Eklenme 09/2/2010
- Aşk Hikayeleri
- Oylanmadı
Daha 16 yaşındaydı. Herşey tozpembe görünüyordu gözüne. Okulun en gözde
kızıydı. Saçları belini aşmış dalgalı esmer bir kızdı. Aslında tüm
erkekler saçlarına vurgundu. Sırma saçlım diye severdi herkez. Birgün
okula yeni bi öğrenci geldi. Tüm lise gençleri ona hayranken o sadece o
çocuğun gözlerine tutulmuştu. Dersin bitmesini sabırsızlıkla bekliyordu.
Tenefüslerde onu görebilmek için, ona kendini farkettirebilmek için
elinden geleni yapıyordu. Ve birgün istediği gerçekleşti. Çocuk onunla
tanışmak istiyordu. Birkaç arkadaş aracılığıyla tanıştılar. Güzel bir
muhabbetle başlamıştı herşey. Kız gerçek aşkı bulduğuna inanıyordu. Ama
çocuk hiçde öyle görünmüyordu. Sevmiyor gibiydi. Soğuktu.. Kızla 2 sene
beraberlikler olmuştu. Kız onun soğukluklarına rağmen onu hala deliler
gibi seviyordu. Çocukda seviyordu ama belli etmiyordu. Kız bundan
emindi..
Liseli Bir Kızın Aşk Hikayesi
- Ekleyen Site Yöneticisi
- Eklenme 09/2/2010
- Aşk Hikayeleri
- Oylanmadı
Yavaş yavaş tırmanıyordu merdivenleri birazdan dönüp sınıfa girecekti. Anlamsız bir güne başlayacaktı.
Karşıdan bir süre seyretti liseli kız.
Sınıf aynı sınıf,sıralar aynı sıralardı.Bir kaç gün canlandı gözünün önünde.
Her zamanki gibi camdan bakıyordu.
okul kapısından sevgilisinin girmesini bekliyordu liseli kız.Ders boyunca okul kapısına baktı.
Ne olmuştu,neden gelmemişti sevgilisi.
Oysa her zaman ki gibi geleceğim demişti sevgilisi.
Karşıdan bir süre seyretti liseli kız.
Sınıf aynı sınıf,sıralar aynı sıralardı.Bir kaç gün canlandı gözünün önünde.
Her zamanki gibi camdan bakıyordu.
okul kapısından sevgilisinin girmesini bekliyordu liseli kız.Ders boyunca okul kapısına baktı.
Ne olmuştu,neden gelmemişti sevgilisi.
Oysa her zaman ki gibi geleceğim demişti sevgilisi.
Kavak ve Kabak
- Ekleyen Site Yöneticisi
- Eklenme 07/12/2010
- İbret Alınacak Hikayeler
- Oylanmadı
Kavak ağacının yanında bir kabak filizi boy göstermiş. Bahar ilerledikçe
bitki kavak ağacına sarılarak yükselmeye başlamış. Yağmurların ve
güneşin etkisi ile müthiş hızla büyümüş ve neredeyse kavak ağacıyla aynı
boya gelmiş. Bir gün dayanamayıp sormuş kavağa :
- Sen kaç ayda bu hale geldin ağaç? 'On yılda' demiş kavak.
- 'On yılda mı' diye gülmüş ve çiçeklerini sallamış kabak.
- 'Ben neredeyse 2 ayda seninle aynı boya geldim bak.'
- 'Doğru' demiş ağaç.
- Sen kaç ayda bu hale geldin ağaç? 'On yılda' demiş kavak.
- 'On yılda mı' diye gülmüş ve çiçeklerini sallamış kabak.
- 'Ben neredeyse 2 ayda seninle aynı boya geldim bak.'
- 'Doğru' demiş ağaç.
Dostluğun Öyküsü
- Ekleyen Site Yöneticisi
- Eklenme 07/12/2010
- İbret Alınacak Hikayeler
- Oylanmadı
Ahmet ve Nihat adında iki arkadas varmış. Aynı okulda okuyorlarmış. Ahmet İstanbul'da yaşayan, evi, arabası yeterince parası olan biriymiş. Nihat memleketten İstanbul'a gelmiş zor şartlar altında yaşayarak okuyormuş. Bunlar zamanla daha da iyi arkadaş olmuşlar. Ahmet Nihat'ın durumuna üzülüyor, yardım yolları arıyormuş. Nihat'ı evine almış. Yedirmiş içirmiş. Cebine para koymuş. Üstünü giydirmiş. Kendine aldığı yeni kıyafetleri bile ona vermiş. Artık beraber gül gibi yaşayip gidiyorlarmış. Bir gün Ahmet camdan dışarı bakıyormuş. Karşıdan gelen, uzun süredir hayran olduğu ve yakında açılmak istediği kızı görmüş. Ve sonra arkadan Nihat'ın onu takip ettiğini.
Nihat eve gelmiş ve Ahmet'e o kızdan çok hoşlandığını aralarını yapıp yapamayacağını sormuş. Ahmet kendisinin de ondan hoşlandığını söyleyememiş. Arkadaşının üzülmesini istememiş çünkü. Aralarını yapmış. Derken zamanla okul bitmiş. Nihat bir süre sonra Kayseri'ye Vali olmuş. Evi arabası, yatı, katı, bir sürü parası olmuş. O kızla da evlenmiş.
Aşkta Yarın Yoktur Sevgili
- Ekleyen Site Yöneticisi
- Eklenme 07/12/2010
- İbret Alınacak Hikayeler
- Oylanmadı
Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili. O ilkel bir acıdır,
yaban bir ağrıdır. Gelir ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur.
Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar. Bu yolculukta artık para,
tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular
yoktur. Aşkın kendi gerçekliği vardır sevgili. İnsan bir başka ışığa
teslim olur...Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil,
içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç
bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur.
Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında. Hindistan'da Ganj Nehri'nin
kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri
de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının
çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o,
çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...Aşkın kültürlü olmakla,
bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o
yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır,
inan...Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır
diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum
yıllarda, gözüme uyku girmez,
Aşkımızı Öldürmeyelim
- Ekleyen Site Yöneticisi
- Eklenme 07/12/2010
- İbret Alınacak Hikayeler
- Oylanmadı
Geçen gün işten eve dönerken,genellikle kitap okuduğum halde o gün canım kitap okumak istemedi ve bende camdan dışarı bakmaya başladım, aslında gördüklerim hep aynıydı,tanıdık evler,tanıdık ağaçlar ve dükkanlar...sonra birden yoldan gecen araçların içine bakmaya başladım.Aslında onlarda tanıdıktı aracın içindeki insanlar genellikle yola bakıyorlardı ve birden bir şey fark ettim. Yanımdan geçen araçların içindeki insanların çoğu sadece dışarıya bakıyordu, şoför koltuğunda oturan adam sola bakarken yanındaki kadın da sağa bakıyordu, arka koltukta da, ya çocuk ya da eşyalar oluyordu ve bu insanların yaşları orta yaş civarıydı yani evliydiler ya da uzun süredir birlikteydiler, diğer taraftan birbirlerine bakarak ve konuşarak seyahat edenlerin ise ya flört eden ya da nişanlı belki de yeni evli çiftler olduğu anlaşılıyordu. İşte o an kafamda bir şimşek çaktı ve o günden sonra kitap okumayı bırakıp hep yolda yanımdan geçenlere bakarak tahmin etmeye çalıştım, kimler evli ya da uzun süreli beraberlik yaşıyor, kimler daha işin başında. Lütfen sizde yoldayken bir bakın, seyahat ederken önüne ya da camdan dışarı bakarak gidenlerin çoğu evli, ama konuşarak ve birbirlerine bakarak gidenlerin çoğu bekar ve işin daha çok başında.
Affetmenin Hafifliği
- Ekleyen Site Yöneticisi
- Eklenme 07/12/2010
- İbret Alınacak Hikayeler
- Oylanmadı
Bir lise öğretmeni bir gün derste öğrencilerine bir teklifte bulunur:
"Bir hayat deneyimine katılmak ister misiniz?" Öğrenciler çok sevdikleri
hocalarının bu teklifini tereddütsüz kabul ederler. "O zaman" der
öğretmen. "Bundan sonra ne dersem yapacağınıza da söz verin" Öğrenciler
bunu da yaparlar. "Şimdi yarınki ödevinize hazır olun. Yarın hepiniz
birer plastik torba ve beşer kilo patates getireceksiniz!" Öğrenciler ,
bu işten pek birşey anlamamışlardır. Ama ertesi sabah hepsinin
sıralarını üzerinde patatesler ve torbalar hazırdır. Kendisine meraklı
gözlerle bakan öğrencilerine şöyle der öğretmen: "Şimdi, bugüne dek
affetmeyi reddettiğiniz her kişi için bir patates alın, o kişinin adını o
patatesin üzerine yazıp torbanın içine koyun."
