Ozel Hikaye  




Site Yöneticisi

(Sayfa 1 veya 14)   
« Geri
  
1
  2  3  4  5  İleri »

 Articles by this Author

Gerdek Gecesi Muhabbetleri

bir köy evinde gerdek gecesi 3 saat olmuştur ama hala ne gelin nede damatta bir ses veya hareket yok. gelin damattan beklemektedir haliyle ilk hareketi olaylar gelişir.
3 saat sessizce oturduktan sonra damat sorar
-sizin orda bu sene otlar nasıl ?
-valla pek fazla yok ama senin gibi mallara yetecek kadar var.

-aşkom hadi yapalım?
 +kızım sen de ne kadar azgınsın allam ya..
 -neyi bekliyorsun yoksa kalkmıyor mu?
 +ulan yatağı iyidir diye patlak karı aldık kalkmıyo bizimki!
 -ne oldu aşkom..
 +yok yok sen soyun ben bir lavaboya gideyim..
 -tamam. ehe ..ühü..kih kih.

Sıcak Anılar 1

Onunla başbaşa kaldığımızda, arzudan yanıp tutuşarak, hiç olmazsa gözlerime bir mutluluk bahşetmesi için yalvardım.
- Güzel bacağınızla kalçanızı ucundan görünce ruhumun nasıl bir zevkle dolduğunu sizden saklayamam. Ama meleğim, bu zevke ancak hırsızlık ederek sahip olmaktan utanıyorum.
- Belki de utanman yersiz.

Ertesi gün, hekim gidince, başucunu ve minderlerini düzeltmemi rica etti. İşimi kolaylaştırmak için, zahmet edip, örtüsünü kendi tuttu ve yukarı kaldırdı. O sırada başımı eğmiş onun arkasında duruyordum. Fildişinden iki sütun gördüm, ikisi birleşip bir piramit oluşturuyordu. O anda onların arasında son nefesini vermek benim için en büyük mutluluk olurdu. Kıskanç bir örtü, o tepeyi açlıkla bakan gözlerimden saklıyordu. Bütün arzularım o güzel açıya yönelmişti. Tanrıçamın, minderleri düzeltme işini çok uzun bulmaması, geçici bir süre için de olsa beni memnun ediyordu.

İşimi bitirince, bir koltuğa yığılıp kendime gelmeye çalıştım. Hiç numara yapmayan ve benden bütün zevkleri esirgeyen, üstelik daha fazlasını da vaat etmeyen bu ilahi varlığı seyrediyordum.

- Ne düşünüyorsunuz? diye sordu.
- Tattığım büyük mutluluğu.
- Çok zalimsiniz.
- Hayır, değilim. Beni sevdiğinize göre; bana karşı hoşgörülü davrandığınız için utanmamalısınız. Şunu da düşünmelisiniz ki, baştan çıkarıcı güzelliğinizi boş bulunduğunuz bir sırada gördüğüme inanmak benim de işime gelir. Yoksa bu mutluluk hiç hak etmeyen kötü, kalleş bir adamın da rastlantı sonucu aynı şerefe nail olabileceğini düşünürüm. İzin verin, bu sabah tek bir duyuyla bile ne kadar mutlu olabileceğimi düşünürüm. İzin verin, bu sabah tek bir duyuyla ne kadar mutlu olabileceğimi öğrettiğiniz için size minnettarlığımı bildireyim. Gözlerime de kızabilir misiniz?


Gözlerde Sevişmek

Seninle yaşanacak bir aşkın öyküsünü
Bir giz gibi derinden dün yaşattı gözlerin
Sunduğu sevinçlerle o eşsiz bahar günü
Yemyeşil bir adaktı, bir murattı gözlerin.

Bir Gün Anlarsın...

Uykuların kaçar geceleri, bir türlü sabah olmayı bilmez.
Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya,
Deli eden bir uğultudur başlar kulaklarında
Ne çarşaf halden anlar ne yastık.
Girmez pencerelerden beklediğin o aydınlık.
Onun unutamadığın hayali,
Sigaradan derin bir nefes çekmişçesine dolar içine.
Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın.
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

Adak

Sana şiirler okuyacağım, gitme
Güneşler doğacak yalnızlığımdan
sana bir ışık getireceğim
Büyük aydınlığımdan

Sana bir dolu umut getireceğim
Küçük ellerine sığmayacak
Sana Afrika gecelerini getireceğim
Sımsıcak

Acılar Denizi

Ben acılar denizinde boğulmuşum
İşitmem vapur düdüklerini, martı çığlıklarını
Dalgalar her gün bir başka kıyıya atar beni
Duyarım yosunların benim için ağladıklarını

Bayanlar.. Zor İnsanlar....

Öperseniz beyefendi değilsinizdir
Öpmezseniz adam değilsiniz
İltifat edersiniz yalan der
Etmezseniz bırakır gider
Her isteğine evet derseniz karaktersiz olursunuz
Karşı çıkarsanız anlayışsız
Çok yanına giderseniz sıkıldım der
Az giderseniz küser
İyi giyinirseniz çapkınsın der
Dikkat etmezseniz zevksizlikle suçlar

Öğrenci evinde hırsız ile öğrenci arasında diyaloglar...

öğrenci : Abi sigaran var mı yaa ?
hırsız : Masanın üstüne bıraktım iki tane. sen uyumaya devam et, ben gidiyordum zaten.
öğrenci : Eywallah abi. Çıkarken kapıyı sıkı çek. Biraz zor kapanıyoda.
hırsız : Tamam oğlum sen yat...

öğrenci : Abi merhaba napıyosun
hırsız : Naapıyım lan bulaşık yıkıyom
öğrenci : Hayrola abi tanıyamadım
hırsız : Hırsızım lan ben utanın olm utanın
öğrenci : Hıı abi sen devam et zaten sıra sendeydi bugün bir de makarna suyu koysana

öğrenci : Abi ne çalacaksan çal işte uğraşma uyuyom
hırsız : Şu delphi notları nerde onları söyle bari kırtasiyeye satayım bari 5 milyon eder belki
öğrenci : Nahhh veririm, onları iki saatte yazdım ben
hırsız : Edebiyatı ver bari
öğrenci : Masanın üstünde git al...zzzzz...

Dolmuş Hikayesi

Bir acelesi olduğunu, onu görür görmez anlamıştım. Sağanak hâlinde yağan yağmura aldırış bile etmiyor ve bükülmüş beline rağmen sağa sola koşuşuyordu.

Yanına sokularak:

- Hayrola teyzeciğim, dedim. Bir derdiniz mi var?

Sıcak bir tebessümle:

- Buraların yabancısıyım evlâdım, dedi. Hastahane tarafına gidecek bir araba arıyorum.

- Biraz beklerseniz aynı dolmuşa binebiliriz, dedim. Oraya geldiğimizde size haber veririm.

Teşekkür ederek yanıma yaklaştı ve küçük bir çocuk gibi şemsiyemin altına girdi. Nurlu yüzü yağmur damlacıklarıyla ıslanmış ve yanacıkları pembe pembe olmuştu.

- Torunlarımdan biri menenjit geçirdi, diye devam etti. Ziyaret saati bitmeden dolaşmak istemiştim.

Saatime baktıktan sonra:

Türkiye 1990'da ilk özel televizyonuyla tanıştı. Daha sonra mantar biter gibi artan televizyon kanalları sayesinde uzaktan kumanda elimizden düşmez oldu.

Bu 21 yıl içinde binlerce anılar hafızamıza kazındı. Ancak bunlardan bazıları var ki tam anlamıyla "Türk televizyon tarihi"ne kazındılar..

İşte yıllar da geçse unutamayacağımız ilginç gaflar, replikler vu unutulmayan olaylardan bir demet:

Kameramanlar taşıdığımız elbiseyi çekmiyor ki kamerayı alta koyup iç organlarımızı çekmeye çalısıyor..." =
Tuğba Özay

Seren Serengil: Sevgilin nereli?
Telefonla baglanan seyirci: Kars...
Seren Serengil: Doğu tarafı oluyor değil mi?

"Şanlı Tük bayrağımız sadece 1 milyona....." = Akşam gazetesi reklamı


Popüler Editörler

Popüler Editör Yok.
Popüler Hikaye Yok.