O zaman anladım ki, aşkı evlilik öldürmüyor aşkı uzun süreli
beraberlikler ve yaşanan monoton heyecansız birliktelikler öldürüyor,
işte o zaman kendi beraberliğime dışarıdan bakmaya çalıştım ve ne gördüm
dersiniz. Hayatın akışına kapılmış, evden işe, işten eve koşuşturan,
hayatında yeni hiç bir heyecanı olmayan ve çok uzun süredir gerçekten
dolu dolu sohbet etmeyen, sadece çocuktan, işten ve sıkıntılardan
konuşan, akşam yemekten sonra televizyon karşısına geçen ve kanepede
(ayrı ayrı kanepelerde) uzanan bir çift gördüm. O gün kapıldığım dehşeti
anlatmam oldukça güç, bize ne olmuştu, her şeyi unuttuğumuz, beraber
olabilmek için bütün zorluklarına katlandığımız beraberliğimize ne
olmuştu? Yaşadığımız heyecan nereye gitmişti? Nasıl bitmişti ve biz
farkına varamamıştık? Sonra çevreme baktım ve diğer çiftlerinde bizim
gibi olduğunu gördüm.İşin komik yanı insanlar bu hale gelirken, fark
etmiyorlardı ve başkasının hayatının bu hale geldiğini anlattığınızda
"vah vah" diyorlardı, oysa onlarda aynı durumdaydılar, sadece öyle bir
şey yokmuş gibi davranıyorlardı. Herkes bir başkasının hayatına imrenir,
İnternet te chatleşerek kaybettiği bu heyecanı bulmaya çalışır bir hale
gelmişti. Birden eşimin de evdeyken çoğu zaman nete girdiğini fark
ettim,ve gördüm ki ben onu ve aynı şekilde o beni sadece eşi olarak
görmeye başlamıştı, işte o gün bu gidişe bir dur demeye karar verdim.
Ama ne yapabilirdim, bununla ilgili dergilerde pek çok yazı olduğunu
fark ettim, itiraf etmeliyim yapılan önerilerin pek çoğu uygulamada
problem olan maddelerdi, ayrıca onları yaparsam başkasının elbisesini
giymiş gibi olacaktım,ben kendi çözümlerimi bulmak istiyordum. Onlarında
verdiği öğütleri baz alarak,oturdum ve kendimce bir acil durum planı
çıkardım ve uygulamaya başladım. Öncelikle eşimle birlikte çocuğumuz
olmadan baş başa yemeğe çıktık, itiraf ediyorum ilk denememiz biraz zor
oldu, çünkü eskisi gibi konuşacak konu bolluğu yoktu, işten güçten ve
çocuktan bahsetmemeye karar vermiştik, evde daha az tv seyretmeye onun
yerine müzik eşliğinde sohbetler yapmaya başladık ve en önemlisi
birbirimize karşı çok açık olduk, sohbetten sıkılan bunu diğerini
kırmadan söylüyordu, aramızda zorlama olmamasına dikkat ettik. Baş başa
sinemaya gittik ve bunu yıllar sonra yaptığımızı fark ettik, birbirimize
telefondan mesajlar çektik, içimizden geldiği an ve geldiği gibi
olmasına özen gösterdik ve birbirimiz için kendimize özen gösterdik,
hafta sonları ben eşofmanlarımı üzerimden çıkardım, daha özenli
giyindim, tıpkı flört ederken eşimin beni ziyarete geldiği günlerdeki
gibi, eşimde hafta sonları tıraş oldu, daha özenli giyindi, deniz
kıyısında hafta sonu yürüyüşleri yaptık,pamuk helva yedik ve sohbet
ettik. Kısacası, eşimi sadece eşim olarak değil, sevdiğimiz insan olarak
görmeyi ve onu yeniden sevmeyi öğrendim, bu gün ondan bir gün ayrı
kalsam, eşimi yeniden özlüyorum, onunla küçük kaçamaklar yapmayı dört
gözle bekliyorum ve artık eşim internette chat yapacaksa benimde yanında
olmamı istiyor ve nete çok daha az giriyor .Bunları niye yazdığıma
gelince, hiç bir şey için geç olmadığını düşünüyorum, birlikte olduğumuz
kişinin değerini onu kaybetmeden fark etmeliyiz diye düşünüyorum ve
kendimizi hayatın akışına kaptırıp sevdiklerimizi ihmal etmeyelim.