Sonunda o gün gelip çatmıştı. Bütün duygularımı bütün hislerimi
açıklamıştım ben sana. Sense bana sadece şaşkın bir ifadeyle bunların
yalan ve şakadan ibaret olması için yalvarmıştın.
Bende sana bunların ne şaka ne de yalan olduğunu üstüne basa basa
vurgulamıştım. İçim rahatlamıştı. Çünkü bir insana "seni seviyorum"
demek kolay bir iş değildi. Yürek isterdi. Ben bu işi becerememiştim
ama sonucuna da katlanmak elimde değildi. Çünkü asıl olan benim için
bugündü ve ben bugün sana söylemem gereken şeyleri yarına
bırakmamıştım. Yarın böyle bir fırsatın elime geçeceğini düşünerek
bütün her şeyi açıklamıştım.
Dünya fani her an her şey olabilir bizim dünyamızda... Şimdi içim
çok rahat ama bir o kadar da huzursuzum. Çünkü bunları sana anlatınca
suçlu ben oldum. Şimdi o eski günleri arıyorum, hiç sebepsiz, ani
ayrılışın şokunu üzerimden atamamamın sonucundandır. Ve zaman eskiden
öyle güzel öyle tatlı geçerken şimdilerde, bin bir azap bin bir acıyla
geçiyor.
O günün üstünden çok zaman geçti. Şimdi ben senden benim olmanı
değil bana biraz hak vermeni istiyorum. Bana duyduğun nefreti
duygularımın üstünden çekmen için yalvarıyorum. Bana ne kadar kızsan ne
kadar nefret etsen de ben seni yine de seviyorum. Duydun değil mi? Seni
seviyorum...