Bende kabul ettim.Buluştuk. Bana kız kulesinin hikayesini anlattı.Sonra da bak kral bile kaderden kaçamadı dedi. biz neden birbirimizden kaçalım bizim biraraya gelmemizde kader değil mi?Biz birbirimizin kaderiyiz."dedi.Sonra o sıcacık gülümsemesiyle bana doğru yaklaştı ve beni öptü."Benimle evlenir misin?Hayırdan başka bir cevap duymak istemiyorum."dedi.Evlendik.Çok mutluyduk.Bana hep ilk taıştığımızdaki gibi oğlan çocuğu derdi.Sonra kaza geçirdi.Yatalak kaldı.Hayata küstü.Bakkala gittim.Eve döndüğümde onu ölü buldum.Yatalak kaldığından beri bana hiç oğlan çocuğu dememişti.Yastığının
altında bir zarf buldum.Üzerinde"oğlan çocuğuna" yazıyordu.Açtım. " Bak oğlan çocuğu önce bana asla ağlamayacağına söz ver.Seni ilk tanıştığımız andan son nefesimi verinceye kadar sevdim.Ölmek istedim çünkü asla sana yük olmak istemedim.Beni sevdiğini biliyorum.ve hep seveceğini de... senden birşey rica edebilir miyim?lütfen ağlama ve beni hep sev.Seni çok seviyorum ve hep seveceğim.gittiğim yerden seni izliyor olucam.Seni seviyorum be oğlan çocuğu" yazıyordu mektupta.Şimdi ne mi yapıyorum?Bir şirkette çalışıyorum.Ve onun beni izlediğini düşünerek mutlu oluyorum...Ve ona sesleniyoru: Bu oğlan çocuğu seni çok seviyor...